Eylül Yağmuru

Çarşamba Köprüsü-2

El ele ve gözgözeyiz işte.O kadar çok hayalini kurmuştuk ki bu anın.Hem o hem ben. 10 ay olmuştu tanışalı ve bu ilk buluşmamızdı. Zamanız çok azdı. Onun sabah kursa dönmesi gerekiyordu ve de ertesi gün içinde izin koparmak çok zordu artık. Böyle olunca da benimde sabah geri dönmekten başka çarem yoktu elbette. Zaman böylesine az olunca dakikalar hatta saniyeler bile kıymetli oluyor. Önce benim için sabah ki bilete bakalım diyoruz. Daha doğrusu aşkım ben bakıp geleyim diyor. Hayır olmaz aşkım burda senden bir dakika bile ayrı kalmak istemiyorum diyorum. Her saniyeyi senle geçirmek istiyorum.
Terminalin arkasına geçiyoruz.Ankara terminalini bilenler vardır.Onlar bilir belki orda köprüler var arabalar için. Onun altında da ağaçlar. Oraya oturuyoruz. Bu arada hava da öylesine soğuk ki. Ama onun bile ayrı bir tadı var ve o kadar soğuğa rağmen hiç üşümüyoruz. Üşümüyoruz çünkü yüreğimiz sıcacık ikimizin de…
Şu an bunları yazarken bile içimi ısıtıyor yüreğinin sıcaklığı aşkım.Hayatıma öyle ani vede öyle bir anda girdin ki…Girdin ve hiç çıkmamak üzere. Sen hayatıma girdin ve bütün hayatımı değiştirdin. Sana her zaman yazdığım gibi “Senin için yaşamayı seçtim birtanem.” Sen benim yaşama sevincim oldum. SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM…
Birlikte bir isim bulalım diyoruz bu köprüye.Ve adı “ÇARŞAMBA KÖPRÜSÜ” oluyor artık.Çünkü gece salıyı çarşambaya bağlamıştı çoktan. Aşkım hatırlıyor musun ilk tanıştığımız günde çarşambaydı. Sen demiştin aslında ben çarşambaları çok sevmem diye ama bak bizi tanıştıranda kavuşturan da çarşambalar oldu.
Öyle hızlı geçiyor ki saatler. Saate bakmaya bile korkuyoruz.Şimdi hava ağaracak diyoruz korkuyla. Soğuğa meydan okuyup oturuyoruz o ağacın altında. O kadar güzeldiki herşey senle. Sohbetimiz, şarkılar, türküler herşey harikaydı. İçeriye giriyoruz ve hayalini kurduğum birşey daha gerçekleşiyor. Seni uyurken izlemeyi çok istemiştim aşkım.Sen dizlerime yatıyorsun ve de bir süre sonra dalıyorsun.Bende sesin saçlarını okşuyorum. Yüzünün her çizgisine bakıyorum. Senin yüzündeki çizgileri bile hafızama kazımak istiyorum resmen. Bundan sonra göremiyeceğim günlerin inadına…İçimden öyle çok şeyler geçiyor ki o anda.Bir sürü keşkeler……….Ve de defalarca seni sevdiğimi söyüyorum sana aşkım.
Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi o büyülü saatlerinde sonu geliyor. Bileti saat sekize almak istiyoruz ama bulamıyoruz. Tahmin ettiğimizden bir saat daha önce ayrılmak zorunda kalıyoruz aşkım. Saat yediye alıyoruz bileti. İşte ayrılık saati gelip çatıyor. Daha senin yanına gelmeden senden nasıl ayrılacağım diye üzülüyordum. Tam da tahmin ettiğim gibi bileti aldığımız andan itibaren dayanamıyorum. Gözlerimden yaşlar iniyor artık istemesemde. On ay boyunca beklediğim insanı birazdan yine bulamıyacağım. Ne o ellerini. ne gözlerini…Ah keşke, keşke dursaydı zaman o gece taa ki biz isteyinceye kadar.
İşte ayrılık zamanı aşkım. Ben biniyorum otobüse o da beni uğurlamak için aşağıda bekliyor. Gözler çok şey anlatıyor o anda.Seni şimdiden özledim aşkım diyorum içimden. SENİ ŞİMDİDEN ÖZLEDİM. Bir daha ki buluşmamız ne zaman nerde olur bilmiyorum ama seni şimdiden özledim.
Otobüs hareket ediyor. Gözlerim gözlerine takılı kaldı. Bu anı bu geceyi hiç unutmayacağım aşkım. Yola bakmaya çalışıyorum çaresizce. Beni ona kavuşturan yola. Ama nafile… Gözyaşlarıma hakim olmak mümkün değil artık. İçimdeki özlem daha da çok büyüyor ağladıkça sanki. Bana mesaj atıyor seni çok seviyorum diyeee. Bende seni aşkım bende seni çok seviyorum…
İstanbuldayım. Zaman azda olsa seni görmeye doyamasam da herşey çok ama çok güzeldi. Sana gelirken o bekleyiş, gelebilmek için çekilen sıkıntılar, o kadar saat yolculuk her şey ama herşey çok güzeldi bitanem. Bana bu aşkı yaşattığın için sanada gönülden teşekkür ediyorum aşkım.
Vede elbetteki RABBİME DE SONSUZ KERE ŞÜKÜRLER OLSUN…
Bir daha kavuşmak nasip olur mu bilmiyorum ama ömrümün sonuna kadar unutmayacağım bu günü.Rabbim herkese gerçek sevgiyi yaşatsın…
Bu yazıyı başka bir yerde okudum çok beğendim.Sizlerlede paylaşmak istedim.Yazan kişinin adı Canan mış sanırım ama özür ki soyadını bilmiyorum…


Çarşamba Köprüsü-2 konusu reklamdan sonra devam ediyor

Çarşamba Köprüsü-1

Hayatımın en anlamlı günlerinden birini yaşadım. İnanılması imkansız ama gerçekti.Öncelikle Rabbime şükürler olsun diyorum.Bana böylesine özel saatleri yaşattığı için. Yüzlece binlerce milyonlarca kere şükürler olsun.
Söze nasıl başlayacağım bilmiyorum.İçimde ki duyguları kelimelerle anlatmak öyle zorki.Nedeni ise öyle çok şey var ki anlatacak.
Salı sabah saat 02:45 saatin alarmıyla uyanıyorum.İki saat kadar uyumuşum.Uykuya dalmam baya zor oldu ama bu uyku gerçekten çok iyi geldi bana.İçimde öylesine bir heyacanla kalktım ki yerimden.Yarın dedim yarın bu saatlerde …Üzerimi giyindim.Sonra servisi aradım.Saat dörtte başlayacaktı yolculuk.Edirnede’n İstanbul’a.Tam 03:20 de çıkıyorum.Çıkıyorum çıkmasına ama içimde acayip bir heyacan.Sevinç korku hepsi karışık duygularımın.Duanın birini bin ediyorum.Rabbim ne olur bir aksilik olmasın diye.
Diyorum içimden Canan boşver kendini bu kadar riske atmaya değmez .Ya kötü bişey olursa, ya aksilik olursa.Sonra içimdeki ses cevap veriyor.Bir şey olmaz Allahın izni ile.Herşeyin bir riski vardır diyorum.Böyle düşünürsen hayatta güzel olan hiçbirşeye ulaşamazsın diyorum.İçimde yaşadığım bu kadar yoğunlukla beraber başlıyorum İstanbul yolculuğuna.Aşkımın yanına gideceğim aklıma geliyor mutlu oluyorum,aksilik olur diye geliyor aklıma korkuyorum.Ama diyorum herşeye rağmen istiyorum onu görmeyi. Onu görmeyi, gözlerine bakmayı, ellerini tutmayı çok ama çok istiyorum.
Bu şekilde geçen bir yolculuktan sonra varıyorum İstanbul’a.Burda hastanede işlerim var.Önce bunları halletmem geekiyo.Ama prosedür değişmiş yine.Ben acele ettikçe önüme bir engel daha çıkıyor.Bir an bunalıyorum artık.Bu arada da aşkımdan haber bekliyorum. Oda Ankara’ da kursta.İşim bitince onun yanına gideceğim Ankara’ya.Kurstaki yetkili kişi izin vermek istemiyor gece dışarı çıkmasına.Ama bizim bu tek şansımız başka görüme şansımız yok o yüzden tedirgin bir bekleyiş bu.Neyse şükürler olsun izin veriyor.Bende hastanedeki işlerimi bitiriyorum.Sıra geliyor bilet bulmaya Ankara için.Ben ne kadar erken olursa o kadar iyi olur diye düşünüyorum.Saat 1′e arıyorum önce bileti.Ama yok tüm şirketleri araştırıyorum nafile.En erken saat 2′ye var diyorum.Kabul etmekten başka şansım yok sanırım.
Bütün zorluklara rağmen otobüsteyim şükürler olsun Rabbime.Bu bizim görüşmemiz için tek şansımız nedeyse.Çünkü o kurs için Ankara’da.Yoksa kendisi Van’da otuyor. Bende Edirne de.Yani bugün buluşamazsak bir daha ne zaman buluşuruz bir tek Allah biliyor.
Otobüs öylesine yavaş ki benim sıkıntıma bin sıkıntı katıyor.Zaman geçmek bilmiyor bir türlü.Hele o son yarım saat varya sanki yani o son otuz dakika inanın 3 yıl kadar geldi.Sadece bir dakika içinde tam üç kez saata bakıyorum.Off çıldırmak üzereyim artık…
Hele birazdan onunla karşılacağımı düşünüyorum heyacan dorukta artık.Sana şükürler olsun Rabbim yaklaşıyoruz Ankara terminale.Oda terminalin tam önünde bekliyorum diye yazmış mesajında.Yaklaştıkça gözlerim onu arıyo.O an işte tarif edilemez sanırım.İşte karşımda .Uzaktan tanıyorum onu.İşte hayatımın en güzel ve en unutulmaz dakikaları başlıyor.İner inmez onun boynuna heyacanla sarılıyorum.Aşkım diyorum bu anı çok ama çok bekledim.O anda hiçbirşeyi düşünmüyorum.Bir tanıdık olur yada başkaları ne der diye düşünmüyorum.Sadece o anı yaşamak istiyorum.
___________________


Çarşamba Köprüsü-1 konusu reklamdan sonra devam ediyor


Eylül..
Yağmur.. Sonbahar, hayat ve ilkbahar'a dair.

Eylulyagmuru.Com.'da sarki sozlerini bulabilirsiniz.

Kategoriler

Linkler


Arşiv


Meta


View My Stats