Biyografi – Doa

Doa

Gerçek adı Doğa Üstündağ olan Doa, 1984 Ankara doğumlu; ancak kendini bildi bileli Izmir’de yaşıyor. Çocukluğundan beri hayatında hep müzik var. On yaşından beri piyano çalıyor. Ailesinin dinlediği blues ve jazz plaklarıyla büyüyen Doa, ortaokuldan bu yana R&B, soul ve rap müzik dinlemekte. Ilk kez çocukken Mariah Carey’in parçalarıyla şarkı söylemeye başladı. Blues piyano dersleri alan Doa, Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü mezunu. Prodüktörü Anıl Savaş Kılıç, Doa’yi 2003 yılında eline geçen bir demo parçada kesfetti. Sanatçı o günden bu yana, “Organize Isler” filmindeki “Hisset” adlı parçada yer aldı ve albüm için elliye yakın beste yaptı. 2007’de albüm için stüdyo çalışmalarına başladı.

Doa’nin ilginç bir özelligi de lise yıllarında dans grubu ile sehir sehir dolasması. Bu çok yönlü ve farklı sanatçı için Billboard’dan Zeynep Yayınoglu şöyle diyor: “Onu ilk dinlediğimizde Türkiye’de kime rakip olabilir diye uzun süre düsünmek zorunda kaldık.

Türkiye’de çok konusulacagi belli olan Doa, yeni neslin bangır bangır geldiğinin bir örneği.

Doa

Aslı – Biyografi

Aslı

26 Ekim 1977 İstanbul’da doğdu.İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunu olan Aslı Gökyokuş, müziğe Özel Ortadoğu Lisesi’nde okurken kurduğu “Phoenix” adlı grubuyla başladı. Orta ve lise yıllarında grubuyla çeşitli okul aktiviteleri ve konserlerde bulundu. Liseyi bitirdiklerinde grup, birkaç eleman değişikliğiyle “Mary Jane” adını aldı. Aslı ve arkadaşları, önce Gitar Bar’da daha sonra da 3 yıl boyunca Kemancı’da, sevdikleri sanatçıların şarkılarını coverlayarak sahne aldılar. Bu süre zarfında “Mary Jane” ile çeşitli orgizasyonlarda da yer alan Aslı, 1.5 sene boyunca Teoman’ın vokalistliğini yaptı. Grubu birlikte kurduğu Ümit Özdemir’in ekonomi eğitimine öncelik vermesiyle Aslı kendisine solo bir kariyer edinmeye karar verdi.

1999 yılında Sony Müzik Türkiye ile anlaştıktan sonra Kargo grubundan Serkan Çeliköz ve Selim Öztürk ile albüm çalışmalarına başlayan Aslı, 2000 yılında “Neresindeyim” adını taşıyan ilk albümünü çıkarttı. Büyük beğeni toplayan bu albümden “Ölüm Kapımı Çalmasa da”, “Keşf-i Alem” ve “Sessizce” adlı şarkılara klip çekildi.

2004 yılının Ocak ayında “Su Gibi” adlı ikinci albümünü çıkaran Aslı, Serkan Çeliköz ve Ozan Öner’le birlikte bu albümün prodüktörlüğünü de üstlendi. Sözlerin hepsinin ilk albümde olduğu gibi Aslı’ya ait olduğu bu albümdeki bestelerin büyük bir bölümünde de yine Aslı’nın imzası vardı. Albüme adını veren “Su Gibi” nin ardından orijinali Hümeyra’ya ait olan “Kördüğüm” ile söz ve müziği Aslı’ya ait olan “Tüm Şehir Ağladı”ya klip çekildi. Aslı 2000 yılında çıkardığı albümden sonra birçok festival, turne ve konserde yer alırken, aynı zamanda 2004 yılında Sound Wave turnesinde de yer aldığı Coca Cola’nın “Hayatın Tadı” ve 2005 yılında Dimes Extra reklam müziklerini seslendirdi. Kendi albümlerinin dışında Haluk Levent’in “Arkadaş” ve Kargo’nun “Sen Bir Meleksin” adlı albümlerinde de yer alan Aslı, Tanju Eren’in 2006 yılında çıkardığı içinde Teoman, Harun Tekin, Nev, Koray Candemir gibi müzisyenlerin de olduğu “40” adlı albümünde de, Tanju Eren’in “Hoşgeldin” adlı şarkısını seslendirdi.

2005 Ekim ayında Sony Müzik Bmg’den ayrılan Aslı, 2006 Mart ayında ise NR1 Müzik ile anlaştı. 2007 Mart Ayında “Söylediğim Şarkılarda Saklı” adlı 3.albümünü müzikseverlerin beğenisine sunan Aslı bu albümde yine Serkan Çeliköz’le çalıştı. Bütün şarkıların düzenlemelerinde imzası olan Serkan Çeliköz aynı zamanda albümün prodüktörlüğünü de üstlendi. Albümün çıkış şarkısı ise “Dans Etmeye İhtiyacım Var”. 2 klibi “Yardımcı Olmuyor” ve “Gitmiş Gibisin” şarkılarının klipleri takip etti.

Kaynak :Sözmüzik.com

Aslı

Ebru Gündeş – Biyografi

Ebru Gündeş – Biyografi

– 12.10.1974 İstanbul doğumlu. İlkokulu Ankara’da okudu. Daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a gelen Ebru Gündeş, maddi imkansızlıkları yüzünden öğrenimini yarım bırakmak zorunda kaldı.

– Küçük yaşlarda sesinin güzelliği çevresindekilerce farkdildi. Daha sonra bir yakınları, o sıralar kurulma aşamasında olan Raks Neşe Müzik’in ortağı Neşe Demirkat’a Ebru Gündeş ve annesi Müjgan Kumartaşlıoğlu’nu götürerek görüştürdü.

– Dinlediği ilk anda büyüleyen ve bu muhteşem sesi Türk halkının beğenisine sunmak istediğini söyleyen Neşe Demirkat, Ebru Gündeş’i ünlü prodüktör Koral Sarıtaş ve Selçuk Tekay’ın profesyonel ellerine teslim etti.

– Koral Sarıtaş, sahne tecrübesi kazanması için Ebru Gündeş’in Emel Sayın’a vokal yapmasını istedi. Sayın’a bir ay vokal yapan Gündeş, ilk sahne deneyimini böylelikle yaşamış oldu.

– Bu gelişmeleri takiben 1994 yılında ilk albümü “Tanrı Misafiri” çıktı. Ajda Pekkan’ın seslendirdiği bu şarkıyı Ebru Gündeş’in sesi ve yorumuyla dinleyenler onu benimsemekte güçlük çekmediler. Ve o günlerde “Bu kadar küçük bedenden, böylesine kuvvetli bir ses nasıl çıkar” diyenlerin hayranlıkları her geçen gün daha da arttı.

– İlk albümüyle müzik piyasasındaki kalıcılığını ispat eden Ebru Gündeş 1.250.000’lik bir tiraj elde etti.

– Bir anda Türkiye’nin gündeminde bomba gibi patlayan Gündeş’in bu başarısı ikinci albümü “Tatlı Bela” ile iyice perçinlendi.

– Daha sonra üçüncü albümü “Ben Daha Büyümedim” diğer çalışmalarını takip eden başarılı bir albüm oldu.

– Dördüncü albümü “Kurtlar Sofrası”.

– Beşinci albümü “Sen Allah’ın Bir Lütfusun”

– Altıncı albümü “Dön Ne Olur” ile müzik marketlerdeki yerini alan Ebru Gündeş’in bu çalışması son dönemin en iyi satan albümleri arasında yer almaktadır.

– “Dön Ne Olur” albümünün basın tanıtımı sırasında elim bir rahatsızlık geçiren Ebru Gündeş, 1 Aralık 1999 günü beyin kanaması teşhisiyle yattığı hastanede 2 ciddi ameliyat geçirerek 16 Aralık 1999 günü taburcu oldu.

– 2001 yılında çıkardığı yedinci; AHDIM OLSUN isimli albümünde Türkiye’nin en iyi söz yazarları, bestecileri ve aranjörleriyle çalışan Ebru Gündeş albüm kalitesi ve tirajıyla müzik piyasasının gündemine oturmayı yine başarmıştı.

– 2003 yılında ise adı ŞAHANE albümü sevenleriyle buluştu. Sekizinci albümüyle bugüne kadar elde ettiği başarıyı ve satış grafiğini yakalayan Gündeş; bunun haklı gururunu taşıdı.

– Dokuzuncu albümü BİZE DE BU YAKIŞIR kariyerinin en güzel ve verimli günlerini yaşadığını söyleyen Ebru Gündeş, KAÇAK isimli müzik kariyerinin onuncu albümünü Emre Plak etiketiyle Aralık 2006’da müzik marketlere sundu…

(Kaynak :sözmüzik.com)

Ebru Gündeş - Biyografi

Zarema – Biyografi

Zarema – Biyografi

Sekiz yaşından itibaren şiir ve şarkı sözleri yazmaya başlayan Zarema, bu küçük yaşta şiirlerini gönderdiği dergilerden ve şairlerden büyük ilgi gördü. Kendisini yavaş yavaş keşfeden Zarema Khalikova‘nın, 14 yaşında “Ayi-Dag” adlı parçaya çektiği ilk klibi “The Crimean National TV”de yayınlandı. Büyük ilgi gören şarkıları, radyo listelerinin üst sıralarına ulaştı. Müzik ve oyunculuk alanında eğitimine Crimean’s Musical’da devam eden Zarema keman bölümünde eğitim aldı. Müzik eğitimi boyunca keman ve piano çalmayı öğrendi. Üniversite eğitimine Karpenko-Karyi National University Of Theatre’ın sinema ve televizyon bölümünde devam eden Zarema, “drama theatre” ve “cinema actress” alanında ihtisas yaptı. 2003 yılında Educational Theatre’da oynanan ünlü opera oyunu “Carmen” de ve Podol’s Theatre’da oynanan “Blues for Natella” operasında baş rolu oynadı. Ayrıca “Mamayeva” ve “Maiden’s dinner or the magnetism of hearth” adlı ünlü opera oyunlarında da baş rol olarak yer aldı. Kırım’da gerçekleşen 10. Shellale Festivali’nde kendi bestesi ile yer alan Zarema, bir çok festivale daha konuk sanatçı olarak katıldı. ZAREMA’nın Türkiye’nin en önemli müzisyen ve aranjörlerinden Ozan Çolakoğlu, Hacı Mustafa Ceceli, Özgür Buldum , Gürcell Çelik ve yurt dışında bir çok ünlü sanatçının albümünde görev alan Mikail Nekrasov gibi isimlerle çalıştığı ilk albümü 21 Kasım 2007 tarihinde müzik marketlerde yerini aldı…

Zarema

Biyografi : Demet Akalın

Demet Akalın

Gölcük’de doğan Demet Akalın ilköğretim ve lise öğrenimini Gölcük’te büyük başarıyla bitirdi. Ve Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesinden lise diplomasını büyük mutlulukla aldı. İlkokul yıllarında gazeteci ya da öğretmen olma hayalleri kurardı. O zamanki Üniversite sınavı şartları günümüze göre daha zor olduğu için hayalleri suya düştü.

Ne yapacağım ne yapacağım diye düşünürken annesinin elinden tutmasıyla soluğu Yaşar Alptekin’in mankenlik kursunda aldı ve arkası geldi. 1990 senesinde Mayo Güzeli seçildi. Ardından Neşe Erberk’te mankenlik yapmaya başladı. Hani o zamanlarda mankenlik ciddi ve iyi bir meslekti. Büyük performansla mesleğini sürdürürken bir gün sesinin güzelliğinin farkına vardı ve mankenlikte zirvedeyken “hadi bir de şarkı söyleyeyim” dedi ve en iyi gazinolarda dev isimlerin kadrosunda başladı yeni mesleğini icra etmeye…

Başardığını düşündüğü bir zamanda “hadi bir albümün olsun” dedi ve “Sebebim” adlı albümünü piyasaya çıkardı, işler yolunda gitti yani başarıya bir başarı daha eklendi ve artık mankenliği bırakıp tamamen şarkı söylemeyi seçti.

Daha sonra da “Senin Anan Güzel mi?” dedi ve ilk single çalışmasını çıkardı. O ekstra senin bu exstra benim derken artık sahnelerin bir parçası oldu. Sonrası mı? “Unuttum” dedi ve 3. albüm çalışmasını müzik severlerin beğenisine sundu. İyi de tepkiler aldı ve kendini bir kez daha kanıtlamış oldu. Uzun ve sıkı bir çalışma sonunda, radyolarda ve clublerde en çok istek alan albümü “Banane” ile müzik kariyerini sağlamlaştırdı.

2006 yılında müzik marketlere sunduğu “Kusursuz 19” albümüyle başarısını ileriye taşıdı ve Türk Pop müziğinin en beğenilen bayan vokalleri arasında yerini aldı…

Haziran 2007’de çıkardığı “Tatil” isimli single albümü ve Mart 2008’de müzik marketlere sunduğu son albümü “Dans Et” ile zirvedeki yerini korumaya devam ediyor…

demet akalın

Fener Bahçe ‘ nin Enleri (Sonları)

Fener Bahçe en son kupayı aldığında Çakmak Taşlar yaşıyordu.

Fener Bahçe en son kupayı aldığında Hakan Şükür 6 Yaşındaydı.

Fener Bahçe en son kupa aldığında ben doğmamıştım.

Fener Bahçe en son GS ‘ yi yendiğinde takımdakilere kıyak olmuştu.

Fener Bahçe ‘ nin tarihi GS Ye dayanıyor.

Fener Bahçe en son lig birincisi olduğunda nokia 5110 vardı.

Fener Bahçe en son GS ‘ yi yendiğinde bile kupa alamadı.

Fener Bahçe en son kupayı 100 yıl önce aldı ve bundan 100 yıl sonra alacak.

Fener bahçeliler STOP!!!

GS lilere selamlarımı sunar ve gözlerinden öperim.

KUTSİ Kimdir?

KUTSİ Kimdir?

16 Mart 1973 yılında Malatya”da doğdu. Tam adı Ahmet Kutsi Karadoğan”dır.

1992 yılında kendi bestelerinden oluşan ufak bir albümle İstanbul”a gelmiş ancak bu dönemde Prodoktörlerin dikkatini çekmeyi başaramamıştır. Ama çalışmalarına devem eden Kutsi, Erol Köse”nin keşfi ile 2000 yılında Aşk Payını Aldı adlı ilk albümünü çıkarmıştır.

Asıl kendini gösterdiği Sana Ne albümünü 2005 yılında çıkarmıştır. Bu dönemde başta Nalan, Berksan olmak üzere diğer sanatçılara verdiği besteler ve Petek Dinçöz ile yaptığı düetlerlede diikat çekmiştir. Bu albümle ünü daha da artan Kutsi Müzik kanalı olan Kral Tv”de İlanı Aşk adlı programıyla müzik ve sunuculuğu bir arada yürüttü.

2006 yılında Doktorlar dizisiyle oyunculuğa adım atan Kutsi aynı dönemde Aynı Şehirde Nefes Almak Bile Bana Yetiyor adlı albümüyle müzikteki başaralı çıkışını devam ettirmeyi başarmıştır.

KUTSİ Kimdir?

Tuğba Özerk

Tuğba Özerk

4 Haziran 1980 yılında İzmir’de doğdu. İlkokulu Melih Özakat, Ortaokulu Özel Çakabey Lisesi ve lise eğitimi itibariyle de konservatuara devam etti. Bu arada okul hayatının 7 yaşında başlamasıyla müzik eğitimi TRT ve İzmir Devlet Konservatuarının çocuk korolarında aynı zamanlarda başlamış oldu.

İlk geri vokal deneyimini 12 yaşında Sezen Aksu’yla beraber 1992 yılında gerçekleştirdi. Sezen Aksu’nun yanında solo ve vokal çalışmaları devam ederken okul hayatı İzmir de devam etmekteydi.

İlk tv programına yine Sezen Aksu’yla 1992 yılında TRT’de çıktı. Geri vokal çalışmalarının yanısıra bu programda solo bir şarkı da seslendirmesi kamuoyunda büyük ilgi gördü. Büyük yetenek olarak lanse edilen Tuğba Özerk’in sahne ve müzik hayatı tam anlamıyla böyle başladı denilebilir. Okul hayatı bittikten sonra İstanbul’a taşınan sanatçı aralarında Ege, Deniz Seki gibi isimler bulunan sanatçılara geri vokal yaptı.
Tuğba Özerk
Daha sonra solo sahne çalışmalarına başlayan Özerk, 2003 yılının başında ‘Dün gibi’ adlı ilk solo albümünü çıkardı. “Aşk yarası” adlı şarkısıyla uzun süre radyolarda liste başlarında yer aldı. Albümle beraber oyunculuk yönünü gösterebilme fırsatı yakalayan sanatçı, ATV’nin uzun süre yayınladığı dizisi “Böyle mi Olacaktı” da bir sene kadar rol aldı. İlk albümünde bir tane bestesi olan Özerk iki senelik boşlukta bir çok besteye de imza attı.

Yeni Klipler : Gökhan Özen’den yeni klip: “İnkar Etme”

Gökhan Özen, “Resimler & Hayaller” isimli albümünün üçüncü klibini müziği kendisine, sözü Gökhan Özen ve Deniz Erten’e ait olan “İnkar Etme” şarkısına çekti. Resmi web sitesinde ve radyolarda yapılan anketler doğrultusunda “İnkar Etme” şarkısına klip çekmeye karar veren Gökhan Özen’e 18 yaşındaki Miss Fashion Tv Güzeli Patrisya eşlik etti. Murad Küçük’ün yönetmenliğinde çekilen klipte Gökhan Özen ile rol arkadaşı Patrisya’nın sıcak yakınlaşması çok konuşulacağa benziyor…

Büyük aşk sonrasında ayrılık acısı çeken bir çifti canlandıran ikilinin gerçeğe uygun görüntüler vermesi oldukça beğeni topladı. Rol aldığı diziler ile oyunculukta eleştirmenlerden ve izleyiciden tam not alan Gökhan Özen, klipte de oldukça başarılı bir performans sergiledi. Rol arkadaşı Patrisya ile de çok iyi anlaştığını belirten Gökhan Özen, “Bu şarkıya klibi sevenlerim istediği için çektim. Onların beğenecekleri gerçeklikten uzak olmayan güzel bir klip oldu” dedi.

Müzikteki başarısını oyunculukta da kanıtlayan Gökhan Özen, reklam filmi teklifleri almaya devam ettiğini söyledi. Artık reklamlara sıcak baktığını söyleyen Gökhan Özen, yer alacağı çikolata reklamından sonra bir telefon operatörü için de kamera karşısına geçeceğini söyledi. Görüşmelerin sürdüğünü söyleyen Gökhan Özen, “Benim hayat felsefem bir şeyi olmadan söylemektir. O yüzden anlaşma imzaladıktan sonra firmayı da reklam filminin konusuna da açıklayacağız. Ama kendinden çok söz ettirecek bir senaryosu olacak. Şimdiden sıkı durun diyorum” dedi. Gökhan Özen, yurtiçi ve yurtdışı konserlerine de devam ediyor.
Gökhan Özen: “İnkar Etme”

Abidin

Abidin

Abidin, 7 Temmuz 1977’de Adana’da doğdu. İlkokulu Adana Ziya Gökalp,
ortaokulu yine Adana’da İstiklal ortaokulu ve liseyi de Seyhan Çobanoğlu
lisesinde bitirdi. İlkokul yıllarından itibaren ailesine yardımcı olmak ve
kendi parasını kazanmak için çalışmaya başladı. Önce babasının yanında
marangozluk yaptı. Sonra bir tüpçüde çalıştı ve ardından bir börekçiye girip
orada soğan soymaya başladı. Lise yıllarında ev ev dolaşarak tekstil
ürünleri pazarladı. Sonunda hayatındaki en büyük tutkusu müzikle tanıştı ve
gitar çalmaya başladı.

Lise hayatı boyunca Adana müzik merkezinde gitar konusunda kendini geliştirdi ve liseyi bitirdikten sonra barlarda şarkı söylemeye başladı. Ancak, üniversiteye de gitmek istiyordu ve sınava girip Anadolu üniversitesi İktisat bölümünü kazandı. Eskişehir’e yerleşti ama sadece 4 ay kalabildi ve Adana’ya döndü. Askerlik zamanı gelmişti.

Askerliğini, doğduğu yere çok yakın bir şehirde Gaziantep’te yaptı. Ancak, 8
ay sonra kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle erken terhis edildi. Adana’ya
geri döndü. 1 yıl boyunca demolar hazırladı ve bunları İstanbul’daki müzik
şirketlerine gönderdi. Maalesef istediği sonucu alamadı. Hayatına yeni bir
yön verip, tekrar Eskişehir’e gitmeye okulunu bitirmeye karar verdi. Okul ve
bar programlarını beraber yürüttü. Mali müşavir olmak istiyordu ama müzik
tutkusu yine okuldan ağır bastı ve Abidin yine Adana’ya döndü.

Yine demolar hazırladı, yine İstanbul’a gelip demolarını müzik şirketlerine verdi ve yine amacına ulaşamadı. Soluğu tekrar Adana’da aldı. 2003 Yılının Eylül ayı gelmişti. Kanal D’de Popstar Türkiye tanıtımlarını gördü ve 8 Eylül’de jüri önüne çıktı. Şehir elemelerini geçmiş ve ilk 50 Popstar adayı arasına girmişti. Abidin’e yine İstanbul yolları görünmüştü. İstanbul’daki 3 günlük eğitime katıldı. 3. günün sonunda 50 yarışmacıdan geriye 12 kişi kalacaktı ve Abidin gösterdiği performansla Türkiye’nin yeni Popstarı olmaya aday 12 finalist arasına girdi. Artık sıra halk oylamasına gelmişti. 12 haftalık canlı yayın maratonunun sonunda hiç kırmızı odada son ikiye kalmadan büyük finale kadar geldi.

Abidin
Önce İzmir, ardından Adana’da halk konserleri verdi sanat yaşamının başında
olmasına rağmen final performansını birçok sanatçının hayali olan İstanbul
Bostancı Gösteri merkezinde sergiledi.