Hata
Hata
bu bir kamyonun arkasında yazıyordu:
hatalıysam hata yaz 3650 ye yolla ‘hatasız kul olmaz melodisi’ cebine gelsin
Hata
bu bir kamyonun arkasında yazıyordu:
hatalıysam hata yaz 3650 ye yolla ‘hatasız kul olmaz melodisi’ cebine gelsin
Köprü
Bir gün cennet ve cehennemdekiler birbirlerinin yaşadıkları yerleri merak etmişler. Yaptıkları görüşmelerden sonra en kısa zamanda bir köprü inşa etmeye karar vermişler. Ama bu köprünün yarısını cennettekiler diğer yarısınıda cehennemdekiler yapacakmış. Cehennemdekiler kendi yarılarını çarçabuk yapıp bitirmişler ama cennet tarafında daha bir adım ilerleme yok. Bir elçi yollayıp sebebini sormuşlar. Cennettekilerin cevabı ise ” Vallahi günlerdir her yere haber yolladık ama bir tane bile mütaahit bulamadık …”
TEMEL BİRGÜN TRAFİK POLİSİ OLMUŞ.GELENE GİDENE LUZUMSUZ CEZALAR YAZIYORMUŞ.MAHALLELİ TEMELİ AMİRİNE ŞİKAYET ETMİŞ BUNUN ÜZERİNE AMİRİ TEMELİ ISSIZ BİR YOLA GÖNDERMİŞ.TEMEL AKŞAMA KADAR BEKLEMİŞ NE GELEN VAR NE GİDEN SONRA BİSİKLETİYLE Bİ YUNAN PAPAZI GELMİŞ TEMEL HEMEN DURDURMUŞ PAPAZ EFENDİ KENDİ BAŞINA KORKMUYORMUSUN DEMİŞ PAPAZ NEDEN KORKAYIM SAĞIMDA İSA SOLUMDA MERYEM ANA VAR DEMİŞ BUNUN ÜZERİNE TEMEL CEZA MAKBUZUNU ÇIKARMIŞ PAPAZ EFENDİ SANA 3 KİŞİ İLE BİSİKLETE BİNMEKTEN CEZA YAZIYORUM.
Nezleyim
Timurlenk, Akşehir’de karargah kurulunca şehir halkı adına Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş :
- Karargahımı nasıl buldunuz?
Beylerden biri cevap vermiş :
- Çok güzel ama fena bir koku var!
Timur fena halde kızmış, yanındakilere ” Alın şu adamı, boynunu vurun” demiş ve öteki beye dönmüş :
- Koku var mı?
Adam korkusundan :
- Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış :
- Neresi misk kokuyor dalkavuk herif! Alın şununda boynunu vurun!
Sonra aynı soruyu Hoca’ya sormuş. Hoca bakmış pabuç pahalı yapıştırmış cevabını :
- Vallahi hükümdarım ne diyeyim, nezleyim burnum koku almıyor.
Teyzesiyim
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür. Bebeğe bakan doktor: - “Bu çocuk iyi gıda almıyor”, der ve kadına dönerek: - “Lütfen soyununuz”, diye rica eder. Soyunan kadının göğüslerini iyice kontrol eden doktor: - “Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi” der, “sizin hiç sütünüz yok.” Kadın: - “Tabi olmaz doktor bey”, der. “Ben çocuğun teyzesiyim…”
Karne
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. “Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş…” diye düşünür ve oğluna seslenir:
-”Getir bakayım şu karneyi!”
-”Al baba…”
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-”Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!”
-”Baba… O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum…”