Uğur Işılak-Kıymetini bilemedik Efendim

Uğur IŞILAK’ı her zaman en güzel şekilde dinliyoruz.harika bir şekilde okuyor.Teşekkürler Uğur IŞILAK,

ugur-isilak.jpgUğur Işılak’tan peygamberimize özel şiir 
Sevilen sanatçı Uğur Işılak, Mevlid Kandili’ni idrak ettiğimiz günde peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) için anlamlı bir şiir yazdı.. Haber 7 farkıyla ilk kez…
Bestleri ve son olarak TRT’deki şiir programıyla büyük beğeni toplayan sanatçı Uğur Işılak, peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) için bir şiir yazdı..

İşte ilk kez Haber 7′de okuyacağınız o anlamlı şiir:

Kıymetini bilemedik Efendim

Şefaat hazinenden bahşettin ümmetine
Maalesef hissemizi alamadık efendim
Gafletimiz diz boyu muhtacız himmetine
İstikamet üzere olamadık efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Âlemi teşrif ettin nurunla rahmetinle
Yeryüzünde Muhammed Arş’ta ism-i Ahmet’inle
Ünsiyet kuramadık cehdinle zahmetinle
Hikmetini arayıp bulamadık efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Senden olan zerrenin biçilmezken pahası
Sırt çevirdik ikrama yok mu dedik dahası
Sarhoş etti kalpleri dünyanın rayihası
O mübarek kokunu alamadık efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Mukaddes emaneti bizler talan eyledik
Sen doğru ol dedikçe bizler yalan söyledik
Kaybettik aslımızı kimiz, neyiz neyledik
Kimliğimize karar kılamadık efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Hâkim kıldık hayata arzu, istek, hevayı
Değerler altüst oldu unutunca davayı
Terk ettik tefekkürü büyüttük masivayı
Ruhunun çeşmesinden dolamadık efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Komşumuz aç susuzken yedik içtik doymadık
Mazlumların âhını  hissetmedik duymadık
Kardeşimizin yerine kendimizi koymadık
Ne saadeti, ne derdi bölemedik efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Müjdeler verdin kişi sevdiğiyle beraber
Hediyeydi lütuftu, kurtuluştu bu haber
Buna rağmen sevgide olamadık seferber
Muhabbet kapısını çalamadık efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Her kelam hayat buldu süzülünce dilinden
Emin olsunlar dedin dilinden ve elinden
Bizse kurtulamadık o riya vebalinden
Dosdoğru bir hizaya gelemedik efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Aşkına, hürmetine bu canı taşıyoruz
Kuluz bu yüzden haddi hududu aşıyoruz
Kaybetmedik yine de umutla yaşıyoruz
Affet n’olur yolunda ölemedik efendim
Biz senin kıymetini bilemedik efendim

Uğur Işılak
Kaynak:haber7 15/02/2011

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Zeki Yüceel - HASRETİM

HASRETİM

Bugün zamansız bir fırtına koptu yüreğimde.
Ve, hasretin yağdı üzerime..
Yağmur sonrası, toprak burcu burcu kokar ya hani;
İşte, öyle koktu hasretin.
Meğer;
Meğer, sana ne kadar hasretmişim.
Önce, yüzün geldi gözümün önüne; içim titredi, gözlerimi kapadım.
Sonra, saçların esti parmaklarımın arasından; usulca ve dalga dalga.
Hasretin, böylesine zamansız ve amansız mı olmalıydı?
Oysa;
Oysa, daha hayallerimiz vardı sırada bekleyen,
Sırada bekleyen umutlarımız vardı,
Ve; dualarımız vardı sırada bekleyen..
Neydi seni benden alıp götüren?
Zamansız bir tesadüf müydü aşkımızın adı?
Henüz dalında tomurcukken, hangi mevsimin zalimliğinde kurudu yapraklarımız?
Hangi zalim rüzgarın acımasızlığında savruldu umutlarımız?
Bugün, öyle bir yağdı ki hasretin üzerime;
Koca şehir, dar geldi şu aciz bedenime..
Gittiğinden beri, belki bin defa sordum kendi kendime,
Belki; bin defa kahrettim kendi kendimi.
Neydi?
Neydi, seni benden alıp götüren?
Bu kahroluşun, bu yıkılışın ve bu çaresizliğin sebebi neydi?
Bugün, öyle bir titredi ki içim;
Bugün, öyle bir doldu ki gözlerim;
Bugün, öyle bir yağdı ki üzerime hasretin;
Meğer,
Meğer sana, ne kadar hasretmişim…

Zeki Yüceel

Zeki Yüceel Beyefendiye şiirlerini burda yayınlama fırsatı verdiği için teşekkür ediyoruz.

Zeki YÜCEEL - AŞK YASAĞI

AŞK YASAĞI

Artık, gem vuruluyor sevdalara,
Ve, pembe değil artık hiçbir aşk,
Hatta; bütün sevgi sözcükleri yasak,
Artık, tüm kalpler tek kişilik atacak.
Yalnız yaşansın diye bütün sevdalar,
Aşıklara kelepçe takılmayacak.
Her liman tek kişilik olacak;
Sevgili yolu beklemek yasak,
Ve gemiler, artık demir atmayacak.
Sevdanın hüznüyle ağlamayacak gözler,
Hiçbir lügatta, aşkı anlatmayacak sözler.
Gece ile gündüzün farkı olmayacak
İşte, öylesine yaşanılacak.
Umutlara, kavuşmak ekilmeyecek,
Mecnun’a Leyla’ya inat
Destanlar bir bir silinecek,
Ve aşklar uğruna, dağlar delinmeyecek.
‘Şu benim sevdiğim’ denilen her yıldız,
Gökten, bir bir sökülecek
Ve, karanlıktan daha da kara bir gece vakti;
Yüreklere, aşk yasağı getirilecek..!

Zeki YÜCEEL

Zeki Yüceel Beye şiirlerini burda yayınlama fırsatı verdiği için gönülden teşekkür ediyorum.

ZEKİ YÜCEEL - NASIL SEVMİŞTİM SENİ

NASIL SEVMİŞTİM SENİ

Bir bardak çayın deminde;
Ve, bir sigara dumanının buğusunda kaldı hasretin.
Oysa, nasıl sevmiştim seni.
Hüsrana uğramış yaralı bir yürek gibi,
Bozguna uğramış bir ordunu, yenikliği gibi,
Oyuncağı elinden alınan bir çocuğun,
ağlayışı gibi kaldım yokluğunda.
Taş da basarım, tuz da basarım bağrıma,
Ve, isyanlarıma isyan kata kata,
Susarım, konuşmam bir daha.
Oysa, nasıl sevmiştim seni.
Şimdi;
Yazımı kışa çevirdin diyesim geliyor,
Telli turnalara, selam yazasım geliyor,
Ve; ölesim geliyor yoksun diye, ölesim geliyor!
Hani, gitmek istersin ya herşeyi arkanda bırakıp,
Hani, umutsuzluğun ateşinde yanmayı istersin ya,
Ve, ölmek istersin ya, gözlerini kapayıp,
İşte, öyle gözlerimi kapatıp;
ölesim geliyor yokluğunda!
Oysa, nasıl sevmiştim seni.
Bütün umutlarımı sana ekmiştim,
Ne kadar karamsarlık varsa,
geçmişe ve geleceğe dair;
Hepsine bir sünger çekmiştim.
Sevmeyi sevmiştim, seni sevmiştim,
Sırf, seni seviyor diye;
yüreğimi sevmiştim.
Şimdi, yalanmış dünya diyorum.
Dilime dolanan ne kadar ayrılık şarkısı varsa,
Her birini, senin için söylüyorum yokluğunda!
Oysa, nasıl sevmiştim seni.
Şimdi; yollara bakıyor gözlerim, gelmiyorsun.
Postacılara soruyorum, yazmıyorsun.
Bir karınca kadar vefa bekliyorum, vermiyorsun.
Yakıyorum kendimi, cayır cayır yanıyorum!
Ölüyorum, can çeke çeke,
Seni bekleye bekleye;
Yollarını gözleye gözleye, ölüyorum yokluğunda;
Gelmiyorsun.
Oysa; nasıl sevmiştim seni…!

ZEKİ YÜCEEL

ZEKİ YÜCEEL Beye şiirlerini burda yayınlama fırsatı verdiği için gönülden teşekkür ediyorum.

ZEKİ YÜCEEL-YOKSUN

YOKSUN

Bu sabahta, her sabah olduğu gibi,
sensizliğe açtım gözlerimi.
Biliyorum yoksun ama,
yine de mutfağa baktım, orada mısın diye.
Bıktım artık, her gün aynı hüsranı yaşamaktan.
Ekmek almaya gittim,
yine senin sevdiğin zeytinden aldım.
İki yumurta kırıp bekledim seni, gelmeyeceğini bile bile.
Alışkanlık işte; yine iki bardak koydum masaya,
Ve, ikisinide doldurup, birine şeker atmadım hiç.
Sırf sen yoksun diye, çayın bile eski tadı yok.
Güneş, eskisi gibi vurmuyor artık pencereme.
Gariptir ama,
çalar saat bile, bir başka çalıyor sabahları.
Oysa, hiçbir eşyanın yerini değiştirmedim,
Hepsi yerli yerinde duruyor, aynı giderken bıraktığın gibi.
Duvardaki tablolar, vitrindeki bardaklar,
balkondaki saksılar.
Hatta, her sabah gelip, çiçeklere zarar veren
o inatçı kuş vardı ya;
O bile, hala aynı inatta.
Sokağın sabah telaşı,
Okula giden çocukların koşuşturmaları,
Mahallelinin sabah muhabbetleri,
Sokak arasındaki simitçi naraları,
hep eskisi gibi.
Sonra, her sabah işe giderken uğradığım
gazete ve sigara satan o küçük büfe,
Onun önündeki dolmuş bekleyen kalabalığın
uykulu gözleri,
Az ileride, yol kenarında bekleyen, küçük boyacı çocuk bile
aynı saatte ve aynı yerinde.
Değişen pek birşey yok aslında.
Herşey aynı, herşey olduğu yerde ve herşey sensizlikte.
Herşey;
Gelmeyeceğini bile bile,
Hala, seni beklemekte…!

ZEKİ YÜCEEL

Zeki Yüceel (Poyraz45) Edipler kahvesinde yazmakta olan Zeki Yüceel Beye şiirlerini burda yayınlama fırsatı verdiği için gönülden teşekkür ediyorum.

SEMRA AKÇELİK - ANNEME

ANNEME

Daha dün gibi geliyor inan
Ne çabuk geçip gitmiş zaman
Anne anne anne diyerek,
Annemin eteklerini çekiştirirdim.
Hiç susmasını bilmezdi dillerim.
Canım annem beni büyük bir sabırla dinlenlerdin.
DÜn çocuktum bugünse anne
Benimde eteklerimi çekiştiren anne anne diyen
Allahım sarı saçlıbir kız
Senin bana lütfettiğin, hediyen.
Anne olunca anlıyor insan
Anaların kıymetini.
Ne yapsam ödeyemem,
Beni beş dakika emzirmenin bedelini
Beni uyuturken gözlerin uykuya küstü.
Yavrum dedi koynunda ıssıtı, kendi üşüttü
Zahmetli gecelerin ardından
Saçlarına aklar düştü.
Bak anne küçük kızın
Anne oldu şimdi
Anneliğin bu kadar zor olduğunu bilseydi
Hiç üzermiydi seni.
Ağzı dualı elleri kınalı,
Yüreği yaralı, karanfil kokulu anam
Sen olmasan kime yaslanam
Tek dileğim senin yokluğunu
Göstermesin bana mevlam.

SEMRA AKÇELİK

SEMRA AKÇELİK - NE OLURDU BİRAZ DAHA ERKEN GELSEYDİN

NE OLURDU BİRAZ DAHA ERKEN GELSEYDİN

Neden geçgeldin
Keşke biraz daha erken gelseydin
Çok bekledi seni
Beştaş oynayan küçük ellerim.

Herkez kardeşiyle
İtiş kakış okula giderken,
Dokuztaş, yakartop oynarken
Ben hep seni bekledim
Ne olurdu biraz daha erken gelseydin.

Herkez kardeşiyle aynı yatakta uyurken,
Bir simti ikiye bölüp paylaşırken,
Ben hep seni bekledim
Ne olurdu biraz daha erken gelseydin.

Benim çocukluğumda çikolata lükse girerken,
Bütün çocuklar leblebi tozu,
Macun, birde elma şekeri yerken
Ne olurdu biraz daha erken gelseydin

Sen kardeş özlemi çektiğim günlerin anısı,
Sen yarım kalmış çocukluğumun diğer yarısı,
Matematiksel olarak anlatırsam eğer;
İki bölü bir kesrinin diğer paydası.

Geçmişte kaldı benim oynadığım
Bu oyunlar
Yerini aldı ateri ve bilgisayar
Sanki kardeşimle aramızda asırlar var.

Benim çocukluğum yanlız,
Senin çocukluğun yanlız.
Şimdi ise ben evliyim
Sense liseli bir genç kız

Benim umutlarım sönmüş bir lav,
Senin umutlarınsa patlamaya hazır yanardağ,
Ben yapraklarını dökmüş kuru dal,
Sense filizlenen taze bahar.

Senin ilelermek için hedeflerin,
Benimse geride bıraktığım bir yığın keşkelerim var.
Senin toz pembe gözlülkerin,
Benimse hayata lacivert bakan gözlerim var.

Burçlarımız bile uymuyor
Birimiz terazi birimiz yay.
Bir ortak nokta bulup anlaşamazsak
Vay haimize vay…

SEMRA AKÇELİK