SEMRA AKÇELİK - ÇINARLI ÇINAR

ÇINARLI ÇINAR

Benim köyüm derenin içinde
Gücücük bi köy
Sorasan pek kimse bilmez
Ne kada övesen öv.

Köyümün adı “Çınar “bi gösen
Dağı gayrak daşı, ağacı ise pıynar
Ak çeşmesinnen bide gıran harman yeri var
Pek kimse bulunmaz in cin top atar.

Köyde toplasan beş on kişi bulamazsın
Kimi dul galdı, kimi rametli oldu
He rametli deyince aklıma geldi
Bizim zırıltıların Aleddin Amca varıdı
Rametli pek güzel oynadı
Ara sırada düğünnede davul çaladı
Eeee o ölünce zenatı
Bizim Akil dezemin Erkan’a galdı.

Köyümüzün elliği çoğu şere göçmüş
Kimi okumuş adam olmuş,
Kimi köyde galmış geçi güdmüş
Aslımızı kökümüzü sorasan
Aslımız yörükmüş.

Ben çocukken köye pek sık gidedik
Varı vamaz ekmek ededik,
Ağıl süpürü, oğlak güdedik
Dezeminen işi o sen işle ben sen işle diye
işin başında gavga ededik.

Dedemgilin yukarıki damüstüden
Öteyakaya doğru höle bi baktım
Evlerin çoğu boşalmış
Caminin cematide iyice azalmış.
Zati gücücük bi köyüdü
Şimdi oda galmamış.

İhtiyar heyeti toplanmış demişle;
Muhtar köyümüzde galmadı kimse
Göçüp gitti herkes şere
Bi toplantı yapam davet verem köylüye
Hiç olmazsa senede bigün uğrasınla köyümüze.

Muhtar işlere koyuldu,
Toplantının adına “Bahar Şenliği” konuldu
“Bahar Şenliği’ne” herkes davetlidir deye
Köylüye duyuru yapıldı.

Çorba gaynadı, pilav gabardı
Keşkek dövüldü, helva basıldı
Daveti duyan köylüle hepsi şenliğe katıldı
Yenildi, içildi arkasından bide dua yapıldı.

Bizim çalğıcı Erkan davula vurdu tokmağı
Çoluk çocuk büyük güccük herkesle oynadı
Oynayen derken milletin golları yoruldu
Seneye bi daha şenlik olcekmi deye soruldu,

“Bahar Şenliği’ni” tertip edip düzenleyenlere
Bizi yedirip içirenlere
Köyümüze teşrif edip gelenlere
Teşekkür ederiz şenliğe katılıp gelenlere…

SEMRA AKÇELİK

Çınarcık köyü Uşak’a bağlı izmir yolu üzerinde derenin içinde küçük sevimli bir köy.
Tarihi yüzyıllar önce bir yörük beyinin oraya gelip yerleşmesi ile başlamıştır.Eğer bir gün yolunuz Uşaktan geçerse durup dinlenip bir yörük ayranı içmeye ne dersiniz? (Geçen sene birincisi yapılan “Bahar Şenliği” mizin bu sene mayıs ayında ikincisi düzenlenecek.)

BENİM BABAM

BENİM BABAM

Benim babam işte o benim babam
Gözlerinin içine uzun uzun bakamam
Gözyaşlarımı görmesin diye
Dayanamam ağlarım ona kıyamam

Gece yarısı saat üçtü
Gece ayazında o yine yollara düştü
Dizlerine kadar çıkan karda
İncecik patika yolda bata çıka yürümüştü
Kar suyunu içine alan ayakkabıları parmaklarını üşütmüştü.

Şehir uykuya dalmış
Uykunun en tatlı yerinde
Babamsa yine yollara düşmüş
Ekmeğinin peşinde

Yolculuk Afyon tren garında başlar
İzmir Basmane’de sona ererdi.
Birkaç eski vagon bir tren şefi
Ve tıklım tıklım yolcuya
Kondöktör olarak eşlik ederdi.

Bilet kontrol diyerek
Biletleri kontrol eder,
İlk durakta camın önüne çıkıp
Trenin saatini
İstasyon şefine teyid ederdi.

Valizden bozma çantasından
İspirto ocağını çıkarır,
Çay suyunu koyardı.
Vagonun masasını açar,
Çantasından çıkan azığı
Arkadaşlarıyla paylaşır
Beraber kahvaltı yapardı.

Yıllar süren bu zorlu yolculuğu
Kolaylaştıran tek şey paylaşma duygusuydu
Arkadaşlarıyla ekmeğini paylaşır,
Sırlarını asla paylaşmazdı.

Aldığı maaşı ay sonua kadar hiç yetiremezdi.
Ayakkabılarını yılda birkaç kez diktirirdi.
Emekli olana kadarda hiç gün yüzü görmedi
Halinden de bir kez bile şikayet etmedi
Herşeye rağmen onurundan ödün vermedi
Anlı ak ve başı dimdikti.

Geldi yine bir seferin daha sonuna
Yolculuğun yorgunluğu çökmüş yine omuzlarına
Yıldırmadı onu bu zorluklar
Tutundu sımsıkı birdaha umutlarına.

Ara sıra trenin penceresinden bakar
Manzaraya dalardı
Sessizce kara tren türküsünü mırıldanırdı.
Kim bilir bu türkü hangi anılarını hatırlatırdı.

Benden hiç birşey beklemeden
Bana bir kucak dolusu sarılan
Sığınakların en kuytusu
İşte o benim babam.

GÜZGÜLLERİ64

DOSTLAR AYNA GİBİDİR…

DOSTLAR AYNA GİBİDİR…

Bir merhaba ile başlayan arkadaşlığımız
Yavaş yavaş dostluğa dönüştü.
İkimizin kişilği,
Birbirimize çok da örtüştü.

Dostlar ayna gibidir
Karşısında ne görürse onu yansıtır
Temennim dostluğumuz hep devam etsin durmasın
Bir kör bıçak gelip bizi sırtmızdan vurmasın
Aramızda yalan dolan birde ihanet olmasın.

Hissetmiyorum,görmüyorum sanma
Benden kaçırdığın hüzünlü gözlerini
Neydi seni inciten içten içe üzen
Ara sıra büyük kararlar almaya iten

Anlatırsan seni can kulağıyla dinlerim
Bir faydası olurmu bilmiyorum ama
Kendimce seni teselli ederim.

Sırtına zamansız yüklenen bu yükten
Kurtulamazsın inan çokta istesen
Değiştirmeye çalışma insanları ve hayatı
Gel kadreine razı ol sen.

Her gece yüreğinin tam ortasına
Duygularını tartan terazini kuruyorsun
Bir kefesine hislerini,isteklerini
Diğer kefesine sahip olduklarını,aileni koyuyorsun
Dileğim doğru olanı tartsın
Bu hassas terazi
Bilmiyorum kim çıkarabilir
İçine batan bu dikeni.

Ağlamak acılarını dindirir mi?
Anlat içine gömme dertlerini
İnan yaparım elimden geleni
Arkadaşım sen mutlu ol yeterki

Umarım sonbahar yağmurları
Siler tüm dertlerini
İlk bahar yağmurları
Yeşertsin ümitlerini

Yağmur yüklü bulutlar
Misafir mi oldu yine gözlerine?
Boşver gitsin gülüm
Boşver gitsin de…

GÜZGÜLLERİ64

GÜZGÜLLERİ64 rumuzu ile yazılmış olan bu şiir arkdaşım tarafından benim için yazılmış.Benim için yazılması beni çok duygulandırdı.Sizinlede paylaşmak istedim.Arkadaşıma da burdan tekrar tekrar teşekkür ediyorum.Eline, diline ve gönlüne sağlık.

Fener Bahçe ‘ nin Enleri (Sonları)

Fener Bahçe en son kupayı aldığında Çakmak Taşlar yaşıyordu.

Fener Bahçe en son kupayı aldığında Hakan Şükür 6 Yaşındaydı.

Fener Bahçe en son kupa aldığında ben doğmamıştım.

Fener Bahçe en son GS ‘ yi yendiğinde takımdakilere kıyak olmuştu.

Fener Bahçe ‘ nin tarihi GS Ye dayanıyor.

Fener Bahçe en son lig birincisi olduğunda nokia 5110 vardı.

Fener Bahçe en son GS ‘ yi yendiğinde bile kupa alamadı.

Fener Bahçe en son kupayı 100 yıl önce aldı ve bundan 100 yıl sonra alacak.

Fener bahçeliler STOP!!!

GS lilere selamlarımı sunar ve gözlerinden öperim.

YANINDA OLMAYINCA

YANINDA OLMAYINCA

Hasretin başıma vurdu
Çekiyorum ağrısını
Bilmem ki nedendir bu ağrı
Galiba seni özledim

Bu sabah uyandığımda
Güler yüzünü göremeyince
İçimde bir buruk hüzün oldu
Bilmem ki nedendir bu hüzün

İkindi çayımı içerken
Ortalık çok sessizdi
Bir şarkı mıraldanırdın hep sen
Galiba seni özledim

Artık o güler yüzün
Olmayacak yanımda
Işık saçan gözlerin
Bakmayacak bana

Gittiğin yol, yol değil
Ne olur geri dön bana
Orada çok sıkılacaksın
Yanında ben olmayınca

EBRAR NUR YILDIRIM ….

YİĞİDİM

YİĞİDİM

Küçükken asker olacağım derdin
Vatanı koruyacağım derdin
Şimdi fırsatını buldun
Hadi yiğidim yolun açık olsun

Davullarla zurnalarla
Olacak senin törenin
Şimdi fırsatını buldun
Hadi yiğidim yolun açık olsun

Asker ocağı zordur yiğidim
Vatan uğruna can veren yiğidim
Şimdi fırsatını buldun
Hainleri kurşuna diz yiğidim

Ne acılar çekilir vatan uğruna
Koşa koşa çıkılır bu yola
Şimdi fırsatını buldun
Hadi yiğidim yolun açık olsun

EBRAR NUR YILDIRIM ….

PENCEREMDEN GİREN RÜZGAR

PENCEREMDEN GİREN RÜZGAR

Ağaçta ki kuşlar
Çatıda ki leylekler
Muhabbet eden güvercinler bile
Bana seni anlatyor

Penceremden giren rüzgar
Yaprakların hışıltısı
Kelebeğin kanadının sesi bile
Bana seni anlatıyor

Toprakta ki solucan
Daldaki cır cır böceği
Etrafta koşan tavşanlar bile
Bana seni anlatıyor

EBRAR NUR YILDIRIM…..